3 Mart 2026 Salı

Kütüphane, aymalar ve kişisel tarih

 Haftada bir oğlumu beklediğim kütüphanedeki bazı rafları belediyenin Ramazan kutlama alanına götürmüşler. Tolga Gümüşay'ın, buraya geldikçe okuduğum öyküleri de onlarla beraber gitmiş. Gelirken bir eskiz defteri, bir not defteri ve bolca kalemden başka bir şey getirmediğim için yeni bir kitap arandım kalan raflarda. Gözüme ilk ilişen, yıllar önce İngilizcesini keyifle okuduğum Kitap Hırsızı oldu. 

Sadece kısa bir nostalji turu, hepsini Türkçesinden okumaya tahammül edemeyebilirim. 

Gerçekten de bir kaç bölüm okuyup kapadım. Ama çeviriden çok ana dilimde okuma hızım yüzünden. Hızlı okuduğumda dil zevkini kaçırdığımı ilk kez mi fark ediyorum bilmiyorum. (Olabilir, aynı konuya tekrar tekrar aydığım çoktur.) Şiiri de bu yüzden sevemediğimi, yani acele ettiğim için yakalayamadığımı zaten biliyorum da, nesirde yeni bir keşif sanki. 

Neyse işte, kapadım gitti. Zaten artık Yahudi sempatizanlığının bir zerresine bile dayanamıyorum. Tom Hanks'e tahammül edemediğim için You've Got Mail'i bir daha izleyemediğim gibi, The Book Thief de kişisel tarihimin tozlu sayfalarında eskimeye mahkum olacak sanırım.