7 Nisan 2026 Salı

Galiba sinirlerim bozuk, olayın senle ilgisi yok Margot!

Sakarya'da üniversite yılları, ikinci senem olsa gerek. Bir sahafta mavi ciltli bir iki kitap buluyorum. Klasik İngiliz eserleri. Bir tanesi Emily Bronte'un Uğultulu Tepeler'i. Edebiyata düşkün, hayal dünyasına dalmayı seven bir genç kız için yepyeni bir dünya açılmış oluyor önüme böylece. Uğultulu Tepeler konağı. Kasvetli İngiltere. Heathcliff ve Cathy. Edebiyatın belki de en tutkulu ve saplantılı aşkı. Bütün bunlar günümüzdeki gibi ucuz, sulu bir şekilde değil, sarsıcı bir gerçeklikle anlatılıyor. Gerçekten müthiş etkilenmiştim. Hala da şahsi edebiyat serüvenimin en önemli noktalarından sayarım.
 
Bronte kız kardeşler her biri başarıya ulaşan ilk kitaplarını yayınladıklarında erkek isimleri kullanmışlar, içinde yaşadıkları toplumda başka türlüsü mümkün değilmiş sanırım. Üçlünün en başarılı kitabını (Jane Eyre) yazmış olan abla Charlotte, ancak Anne ve Emily genç yaşta öldükten sonra gerçek isimlerini açıklayabilmiş. O zaman bile öyle kapalı bir ortamda yaşayan bir papaz kızının Uğultulu Tepeler gibi bir kitabı yazdığına inanmamış bir çok kişi. Erkek kardeşinin yazdığını iddia etmişler. Ama Charlotte'un sözünün üstüne söz sayılmamış tabi. Sonra yıllar geçmiş, bu hanımların kitaplarından etkilenerek kitaplar yazılmış, üzerlerine uyarlama filmler yapılmış. Bir kısmını okumuş, izlemişiz. Sonra çoluk çocuğa karışınca kitaplara az, filmlere hiç zamanımız kalmış. Eskiden sinefil kıvamına yakın biriyken, kim nerede kiminle ne çekmiş haberimiz olmamış. Ama tabi bildiğiniz gibi hiç bir şeye zamanı olmayan insanların bile reels, shorts izlemeye fırsatı oluyor! İşte o reelslerden birinde Margot Robbie'nin Uğultulu Tepeler'in Cathy'sinin giysilerini seçmekten bahsettiğini duymuşuz...

Yüzlerce uyarlama izlemişimdir, karaktere uyumsuz bir sürü oyuncu gördüm, hiçbiri bu kadar rahatsız etmedi beni. Margot Robbie'nin 40+ gösteren bir 35'lik olmasından, sarışın olmasından, bir zamanlar Harley Quinn ve Barbie oynamış olmasından mı, bilemiyorum. Tamam pek güzel, ama Cathy'ye tek zerresi benzemiyor. Yani biri popüler ve güzel diye her role koyamazsın. Her hikayeyi babanın malı gibi alıp bozamazsın. Diyorum ama son yıllar bunun örnekleriyle dolu. Birileri bir eser ortaya çıkarıyor ve neyi var neyi yoksa içine koyuyor, yıllar sonra adamın biri gelip bunu da Margot oynasın diyor! 

Gerçi birilerinin şu ölsün bu aç kalsın bu köle olsun diye karar verdiği bir çağda ben bu kadar neye bozuldum onu da anlamadım ya neyse!  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder