7 Eylül 2025 Pazar

Parantez içi kitaplar ve müzmin plansızlık sorunsalı

Sonbahara özel bir karşılama yapmak istedim bu sene. Bütün evi baştan aşağı temizleyeyim kafam rahat olsun; elimdeki yarım kitapları bitireyim yenisine başlayayım dedim. Her bakımdan temiz bir başlangıç... Olamadı. Çünkü Ağustos'un son günlerini Muğla'da geçirdik. E buna da üzülecek değilim! Fekat 1 Eylül'ün Pazartesiye denk gelmesi de her zaman başımıza gelen bir şey değil. Haftalık çalışma düzenini yeniden kurma, hayata sıfırdan başlama hayallerim bedenimle aynı sıralarda suya düştü.  

Elimde dolanan iki kitaptan birini (The Anthropologists- Ayşegül Savaş) Ağustos'un son günü Kille Koyu'nda bitirdim. (Kitap okunulan mekanların okuma deneyimine katkısı olduğunu düşünenlerdenim.) Diğer kitap (Mihrican Fırtınası - Nazan Bekiroğlu) döndükten sonraki işler yüzünden 3 Eylül'de bitti ama ben yedisine kadar başka bir kitap elime alamadım. (Çünkü bir başlangıcı kaçırdıysam bir başka özel- en azından rahat- an gelene kadar başlayamayanlardanım.) 

Neyse, sonuç olarak bu sabah o rahat ortamı yakalayarak yeni kitabıma başladım. (Uslanmış Gönlün- Hatice Ebrar Akbulut)
Bugün bir plan çıkarabilirsem yarın da haftalık çalışma düzenine başlarım. Çünkü bir plan yapmayınca, günün telaşları arasına  çok sevdiğim İngilizce'yi bile sokamıyorum. Pek çok satırının altını çizmek istediğim bir kitabı dahi (Ben Öteki ve Ötesi - İbrahim Kalın) elime alamıyorum. Yani '8 Eylül' kulağa yeni başlangıç için iyi bir tarih gibi gelmese de, Pazartesi Pazartesidir. :)





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder